إِنِّي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ حَنِيفًا وَمَا أَنَا مِنَ الْمُشْرِكِينَ

  "" BEN BİR HANİF OLARAK YÜZÜMÜ GÖKLERİ VE YERİ YARATANA DÖNDÜRDÜM. VE BEN MÜŞRİKLERDEN DEĞİLİM.  6 Enam 79

ANASAYFA

  ÖZ GEÇMİŞİM

KUR'AN IŞIĞINDA DÜŞÜNMEK

ZULKARNEYN KISSASI

NEFS VE RUH KAVRAMLARI

İSLAM BARIŞ DİNİDİR

KADER NEDİR SORUMLULUK KİME AİTTİR

KARDEŞ KARDEŞE EVLİLİK OLMADAN ÇOĞALMA

MÜSLÜMANLIK MÜMİNLİK HANİFLİK

DİNİ ALLAH'A HAS KILMAK

KURANDA SALAT KAVRAMI VE NAMAZ

SÜNNET ETMEK ALLAH'IN YARATIŞINI DEĞİŞTİRMEDİR

HADİSLER HIRİSTİYANLIK VE SELMAN RÜŞTÜ

KUR'AN KORUNMUŞTUR

KUR'AN DIŞI OLUŞUMLARIN NETİCELERİ

İSLAM DİNİNİN ÖĞRENİLMESİNDE KAYNAK SORUNU

KUR'AN'A GÖRE KÖLELİK

KUR'AN'A GÖRE RESÛL VE NEBİ KAVRAMLARI

AVRUPADAN KUR'AN'A GÜZEL YAKLAŞIMLAR

KUR'AN AÇISINDAN DİNLER ARASI DİYALOG

SULARI KARIŞMAYAN DENİZLER VE MERCAN KONUSU

KUR'AN'A YAPILAN SAYISAL İTİRAZLARA CEVAP

ATEİSTLERİN 97 SORUSUNA KUR'AN'DAN CEVAPLAR

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                    

       MÜSLÜMANLIK MÜMİNLİK HANİFLİK

         (Bu konuda bana sorulan bir soruya verdiğim cevap. )
        Bugün İslam aleminde yaşanan en temel sorunların başında kavram kargaşası gelmektedir. Bunu çok çeşitli açılardan örneklendirmek mümkün olmakla beraber, bu yazımda yukarda ki soruya ağırlık vermeye çalışacağım. 
    Kendim İslam inancı açısından isim olarak “Müslüman”ım, Yaratılış Fıtratı olarak “Hanif”im, bilgilenme açısından “Mümin”im ve bütün bunlar bir birlerine ters düşen şeyler de değildir. Özellik olarak ise, bütün müminlerin eşit vasfında bir Müminim, yani başka herhangi bir Mümin neyse bende oyum, bu vasıfta olan bizler, dini bilgilerimizi tek kaynak ve tek rehberimiz olan Kuran’dan alırız, başka hiçbir bilgi kaynağını bu yönteme ne ortak eder, nede ön plana geçiririz. Bizler bunun dışında dini vahiyle irtibatlı değiliz, yani bize özel vahiy gelmez, hatadan masum olmadığımız içinde, Kuran ölçüsüne göre herkesin İslam dini açısından söylediklerimizden dolayı bizi sorgulama hakkı vardır. Bizler Resûl değiliz, Nebide değiliz, hele hele Mehdilik iddiasına inanmadığımız gibi, İsa Peygamber veya bir başkası gelecek iddialarına da inanmayız, kendimizde asla öyle şeyler vehmetmeyiz. Hatta bu gibi şeyleri Kuran karşıtı olarak üretilmiş, Kuran’a olan güveni sarsma amaçlı hareketler olarak görürüz. Bizim için Kuran, apaçık öğreti ihtiva eden, batın öğreti ihtiva etmeyen, İslam dini için yeterli olan bir kitaptır. Kuran bize göre asla, bir muamma, bir bilmece, bir labirent veya bir şifre kitabı değildir. O asla hiç kimseye özel olarak hitap etmez, bütün insanlara aynı şekilde hitap eder. İfadem de Bizler derken tarih içerisinde yaşamış ve kıyamete kadar yaşayacak, ve Allah vahyine iman etmiş bütün Müminleri kastetmekteyim, bu güncel olarak yaşayan belirli şahıslara ait bir tanımlama değildir. Bütün müminler bu şekilde inanır diye ifade etmek istediğimdendir.
         Soruya gelecek olursam, Kuran esaslı olarak, bana göre:

        HANİF KAVRAMI : Canlılar, dünyaya geldiklerinde bir takım özelliklerle donatılmış olarak gelirler, Örneğin Arı bal yapmasını biler şekilde gelir v.s. Bunun için herhangi bir eğitim almasına gerek olmadan, bunu bilir. Haniflik ise inanç bazlı olarak İnsanın dünyaya gelirken yanında getirdiği ve Müvahhid olmayla ilgili bir şuur yapılanmasıdır. Her insan dünyaya gelirken Hanif olarak gelir; başka bir ifadeyle Müvahhid olarak dünyaya gelir bu bir fıtrat yani yaratılış halidir. Kuran’dan mealen :

-- Sen yüzünü, Allah'ı birleyici olarak doğruca dine çevir: Allah'ın yaratma yasasına (uygun olan dine dön) ki, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yaratması değiştirilemez. İşte doğru din odur. Fakat insanların çoğu bilmezler. 30/30

        Ve Müvahhid olarak yaratılan bu insan aynı zamanda çok özeldir, zira o Yerlerin, dağların ve Göklerin yüklenmekten korktuğu emanetin yüklenicisi olarak dünyaya gelmiştir, bunun hakkını yerine getirmekle yükümlüdür yerine getirmemesi halinde zalimlerden olur, bundan dolayı İnsan bir hayvana bakıldığı gibi değerlendirilemez, konumu onlardan ayrı olduğu gibi hukuku da çok farklıdır. Kuran’dan mealen :

-- Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar, on(un sorumluluğun)dan korktular; onu insan yüklendi; (fakat onun ağır sorumluluğunu tam kavrayamadı) doğrusu o, çok zalim, çok cahildir. 33/72

           Bütün bunlara rağmen insan kendisinde olmayan bir şeyle doğar, hiçbir bilgiye sahip olmadan dünya ya gelir, zira o seçenekler ihtiva eden imtihan dünyasına gelmiştir. Bunun Haniflik ile karıştırılmaması lazımdır, haniflik bir yaratılış mizacıdır, tabiri caizse bir karakterdir, bu karakter dünyada yapılacak bilgi seçenekleri ve kabullerle, hem değiştirile bilir, hem de doğruda karar kılıp değiştirilemez halde istikrar bulabilir. Yanlış seçenek ve kabullerle Haniflikten sapma olur, doğru seçenek ve kabullerle haniflikte istikrar sağlanır. Seçenekler tercihin değiştirilmesiyle her zaman yer değiştire bilir, bir kimse Müşrik iken hanif, hanif iken müşrik hale gelebilir.Kuran’dan mealen :

-- Allah sizi annelerinizin karınlarından çıkardı, hiçbir şey bilmiyordunuz; şükredebilesiniz diye size işitme gücü, gözler ve gönüller verdi. 16/78

       İşte bize verilen, gözler ve gönüller, akıl v.s. ile bilgi dünyasıyla irtibata geçtiğimizde çok çeşitli durumlarla karşılaşırız. Arayış içine girerek tercihlerimizi ortaya koyarız, Allah’ın razı olduğu şekilde tercih yaparsak, Müslüman veya mümin olarak konumlanırız, Allah’ın razı olmadığı şekilde tercih yaparsak, Kafir veya Müşrik olarak konumlanırız, Allah, bizi razı olduğu sıratı müstakimden başka bir seçenek yapmaktan korusun. Ayrıca, Müslüman ve mümin kavramlarını iç versiyonlarda vardır, örneğin takvalı olma gibi, Kafir ve Müşrik kavramlarının da iç versiyonları vardır, cibt ve tağut gibi, bu gibi durumlar çeşitlilik arz ettiklerinden konunun uzamaması için bunların tanımını bu çalışmamda yapmayacağım. Yalnız Müslüman ve Mümin kavramlarına değineceğim,

       MÜSLÜMAN KAVRAMI : Müslüman tanım olarak, İlahi Vahiy bilgisine rastladığında tercihini onu kabul etme yönünde kullanan Hanif kimsedir. İlahi Vahyi duyduğunda işte benim aradığım ve kabul edeceğim bilgi budur diyerek Onu örenmeye kendisini teslim eder. Bu ilk teslimiyeti ortaya koyan hanif kimseye Müslüman denir. Mümin ola bilmesi için Vahyin eğitimini almış olması gerekir, Kuran’dan Mealen :

-- Bedeviler: "İman ettik." dediler. De ki: "Siz iman etmediniz. Ancak 'Müslüman' olduk deyin. İman sizin kalplerinize girmemiştir. Eğer Allah'a ve resulüne itaat ederseniz Allah, yapıp ettiklerinizden hiçbir şey eksiltmez. Çünkü Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir." 49/14

          MÜMİN KAVRAMI : Hanif kimse, Vahiy öğretisini kabul ile ona teslim olduktan sonra, vahiy bilgisinden çeşitli derecelerde bilgi alan kimsedir, ne kadar çok bilgilenirse imanı o kadar çok artar, her bilgi seviyesinde Mümin vasfında olmasına rağmen, bilgi artışı İman artışını beraberinde getirir, fakat bu ondan daha az bilgili kimsenin İmanında noksanlık var manasına gelmez, sadece bir güven ve İhtisas kazanma olayıdır. Kuran’dan mealen :

-- Ne zaman bir sure indirilse içlerinden biri, "Bu hanginizin imanını artırdı?" diye konuşur. İmanı olanların imanını artırmıştır. İşte sevinip duruyorlar! 9/124

-- Fakat yüreklerinde hastalık olanlara gelince (bu), onların pisliklerine pislik katar. Ve onlar kafir olarak ölürler 9/125

          Kavramları ana esaslarına değinmek suretiyle vermeye çalıştım, bunların ana esaslarına ters düşmeyen çeşitli konumları ve açılımları vardır ve bütün bunlar Kuran’da mevcuttur. Hazırlamak istediğim bir forum sayfası olduğundan, bu konulara girmedim. Bu konu başlığı altında bir forum sayfası açılsa, ve detaylandırma bazında fikir çalışması yapılırsa, kısmet olursa benimde çalışmaya katılacağımı belirtmek isterim. 
Yalnız konumlandırma safhaları açısından, İbrahim peygamberin durumundan birkaç örnek vereceğim : 
          HANİFLİK KONUMU: Kuran’dan mealen:

-- "Ben bir hanîf olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm.  Ve ben Müşriklerden değilim" 6/79

          MÜSLÜMANLIK KONUMU: Kuran’dan mealen :

-- Rabbi ona, "Müslüman olup bana teslim ol!" dediğinde o şu cevabı vermişti: "Teslim oldum âlemlerin Rabbi'ne!" 2/131

         MÜMİNLİK KONUMU: Kuran’dan mealen :

-- Bu (hükümler), elbette ilk sahifelerde de vardı: 87/18

-- İbrahim'in ve Mûsa'nın sayfalarında. 87/19

        Ve bütün bu hususların kapsadığı sahaya İslam Dini denir, bundan dolayı bu dinin bağlılarına hangi konumda olursa olsun genel isim olarak Müslüman ismi ile tanımlama yapılır. Bu ismi genel kapsamlı olarak bizim için koyan da Allah’tır, Kuran’dan mealen :

-- Allah uğrunda, O'na yaraşır biçimde cihad edin. O, sizi seçti ve dinde size bir güçlük yüklemedi; babanız İbrahim'in dini(ne uyun). O (Allah) bu (Kur'a)ndan önce(ki Kitaplarda) da, bu(Kur'a)nda da size "Müslümanlar" adını verdi ki, Elçi size şahid olsun, siz de insanlara şahid olasınız. Haydi namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın; sahibiniz O'dur. Ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır (O)! 22/78

        Müslüman İsmi kaçınılmaz olarak Kuran'a iman eden herkesin ortak adıdır, bundan dolayı en başta kendimi Müslüman olarak tanımladım.

Fereç Hüdür