ANASAYFA

  ÖZ GEÇMİŞİM

KUR'AN IŞIĞINDA DÜŞÜNMEK

ZULKARNEYN KISSASI

NEFS VE RUH KAVRAMLARI

İSLAM BARIŞ DİNİDİR

KADER NEDİR SORUMLULUK KİME AİTTİR

KARDEŞ KARDEŞE EVLİLİK OLMADAN ÇOĞALMA

MÜSLÜMANLIK MÜMİNLİK HANİFLİK

DİNİ ALLAH'A HAS KILMAK

KURANDA SALAT KAVRAMI VE NAMAZ

SÜNNET ETMEK ALLAH'IN YARATIŞINI DEĞİŞTİRMEDİR

HADİSLER HIRİSTİYANLIK VE SELMAN RÜŞTÜ

KUR'AN KORUNMUŞTUR

KUR'AN DIŞI OLUŞUMLARIN NETİCELERİ

İSLAM DİNİNİN ÖĞRENİLMESİNDE KAYNAK SORUNU

KUR'AN'A GÖRE KÖLELİK

KUR'AN'A GÖRE RESÛL VE NEBİ KAVRAMLARI

AVRUPADAN KUR'AN'A GÜZEL YAKLAŞIMLAR

KUR'AN AÇISINDAN DİNLER ARASI DİYALOG

SULARI KARIŞMAYAN DENİZLER VE MERCAN KONUSU

KUR'AN'A YAPILAN SAYISAL İTİRAZLARA CEVAP

ATEİSTLERİN 97 SORUSUNA KUR'AN'DAN CEVAPLAR

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                  

         MERCAN KONUSU

Soru: 20- Tatlı suda inci ve mercan yetiştiği:

Rahman suresi 19-22 ayetleri ile Furkan suresi 53. ayetinde geçen iki denizin birbirine salındığı-karıştırıldığı ama aralarında bir engel olduğunu yazan ayetlerde denizlerden birinin suyunun içilebilen tatlı su olduğu, diğerinin acı ve tuzlu su olduğu yazılıdır. Rahman-22′de her ikisinde de inci ve mercan yetiştirildiğini yazar. Hâlbuki tatlı suda inci ve mercan yetişmez. Suni olarak inci yetiştirilse bile mercan hiç yetişmez.

Cevap 20 :

Birçok kimse Rahman suresi 19-22 ve Furkan suresi 53 ü konu ederek lehte ve aleyhte sözler sarf etmektedirler. Lehte söz söyleyenler aslanda tatlı sulu deniz ifadesinden büyük nehirleri anlamak gerektiği. Arapların büyük nehirlere deniz dediğini örnek olarak ta Nil nehrinin gösterilebileceğini veya mercanların dünyanın çeşitli yerlerindeki tatlı su denizlerinde yetişebildiğini araştırma neticesinde bulduklarını söylemektedirler. Her nerdeyse mercan yetişen tatlı su denizleri! Hal bu ki Kuran’ın bu tür savunmalara ihtiyacı olmadığı gibi  Rahman suresi 19-22 ve Furkan suresi 53 te ve aynı konuyla ilgili olan Fatır suresi 12 de vurgulanan olayların bu savunmalarla hiçbir ilgisi yoktur. Karşıt olanların Soru 20 de ki iddialarının aynı şekilde Rahman suresi 19-22 de ve Furkan suresi 53 te ve Fatır suresi 12 de vurgulanan olaylarla hiçbir ilgisi yoktur. Her iki tarafın yanılgıya düşmelerinin nedeni Rahman suresi 19-22 de Furkan suresi ve 53 Fatır suresi 12 de vurgulanan olayları tek bir olaymış gibi anlamalarıdır. Hal bu ki,   Rahman suresi 19-22 de anlatılan olayla. Furkan suresi 53 te anlatılan olay ve Fatır suresi 12 de anlatılan olay aynı olay olmayıp tamamen bir birlerinden bağımsız üç ayrı olaydır. Bilindiği gibi Dünyanın ¾  sularla kaplıdır. Bu suların büyük bir kısmı Denizlerden oluşmaktadır. İnsanların hemen hemen tamamının aklında denizlerin sıvı ve tuzlu sudan oluştuğu şartlanması kabulü vardır. Hal bu ki durum hiçte öyle değildir. İnsanlar gözleri önünde duran ve birçok ülkeden daha geniş yer kaplayan Donmuş haldeki tatlı sudan oluşan buzdan denizleri görememektedirler. Hal bu ki donmuş halde ki çok büyük tatlı su kitleleri denizden başka bir şey değildir. Nasıl ki Tuzlu su denizleri bir kara parçası üzerinde yerleşiyorlarsa. Donmuş halde ki Tatlı su denizleri de aynı şekilde bir kara parçası üzerinde oturuyorlar. Şu var ki her iki oluşum. Tatlı su denizleri ve Tuzlu su denizleri iç içe bir araya gelebiliyorlar ve konumlarına göre çeşitli özellikler sergiliyorlar. İşte Kuran’da, Allah denizlerin bu durumunu bize Rahman suresi 19-22 de ve Furkan suresi 53 te ve Fatır suresi 12 de haber vermektedir.

 Şöyle ki:

a) .  55 Rahman Suresi 19 – 20 – 22 ayetleri. Mealen:

- İki denizi salıverdi, birbirine kavuşuyorlar, 55/19

- Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.  55/20

- İkisinden de inci ve mercan çıkar.  55/22

Yukarıda meali yazılı ayetlerde görüldüğü gibi, anlatılan olayda bahsi geçen denizlerden herhangi birinin tatlı sudan oluştuğu belirtilmemiştir. Dolayısıyla burada bahsi geçen her iki deniz tuzlu olup buna rağmen bir birlerine karışmamaktadırlar. Dünyanın çeşitli boğazlarında bu şekilde birbirlerine karışmayan deniz çiftleri yakın zamanda keşfedildi. En Meşhurları kaptan Kusto’nun Cebelitarık boğazında keşfettiği konumdur. Burada bir birlerine karışmayan Akdeniz ile Atlas Okyanusudur.  Bu denizlerin tuzlu olduğu inci ve mercan ihtiva ettiği tartışma konusu değildir. Zaten mercandan bahsedilmesi bu şekilde bir birlerine karışmayan sıvı denizlerin her ikisinin tuzlu olduğu manasına da gelmektedir. Tatlı Suda Mercan yetişmez diyerek, san ki Kuran’da tatlı suda Mercan yetişir denmiş gibi Kuran’a itiraz edenler. 55 Rahman Suresi 19 20 – 22 ayetlerinin tatlı suyla bir ilgisinin olmadığını. Görmüyorlar mı? Yaptıkları çeliş ki iddiasının kuran ile bir ilgisi yoktur.

KONU GÖRÜNTÜSÜ:

SULARI KARIŞMAYAN İKİ DENİZ: İkisi de tuzlu.

 


b)- 25 Furkan Suresi 53 te belirtilen olay benim bildiğim kadarıyla şimdiye kadar Medya’da Kuran ile ilişkili olarak benim anladığım şekilde konu edilmemiştir. Kuran’dan mealen:

- O, iki denizi birbirine salmıştır. Bu tatlı, susuzluğu giderici; bu tuzlu ve acıdır. Ve ikisinin arasına birbirine kavuşmalarına engel olan bir perde koymuştur (hiç birbirine kavuşmazlar). 25/53

Baktığım bütün mealler aşağı yukarı bu şekildedir. Bu şekilde meal noksan olup  25 Furkan Suresi 53 suresini karşılamamaktadır. Öyle görülüyor ki mealleri yazanlar «ve hıcren mahcûran »  kavramını konuyla ilgili olarak meallendirmemektedirler.. Hal bu ki konuda anlatılanı tam olarak anlamak için «ve hıcren mahcûran» un ne manaya geldiğinin bilinmesi şarttır.  Hıcren : Taş ve Mahcûran: Karantina demektir. Birlikte mealendir ir isek  « hıcren mahcûran» Taşlaşan, donmuş sert ile Karantinaya alan kuşatan manalarını anlayabiliriz. Şimdi bu iki kavramı 25 Furkan Suresi 53 geçen , İki  Deniz, Tuzlu ve Tatlı kavramlarıyla birlikte ele alalım. Ayette öyle bir olaydan bahsediyor ki, iki deniz bir arada olacak biri tuzlu, diğeri tatlı. Biri taşmışçasına sert diğeri de onu kuşatmış olacak. Bu şekilde bir olay dünyada ancak kutuplarda oluşmaktadır. Özellikle Güney kutbunda yüzen buzullar deniziyle, onları kuşatıp içinde barındıran tuzlu deniz tam olarak bu olayı karşılamaktadır.  Bu buzullar öylesine büyük ki, Örneğin:  “. Bir zamanlar “ulaşılamaz” diye adlandırılan kutup noktasında buzun kalınlığı 4.335 m’yi bulur. Bu buz kütlesi 24 milyon km³'lük hacmi ile yeryüzündeki bütün buzların yüzde 92’sini oluşturmaktadır. Kıyılarından kopan 350-600 m kalınlığındaki buz parçaları günde 1-3 m hızla ilerler ve birbiri üstüne yığılır. Bu tür yüzen yığınlardan biri olan Ross Buzlası 540.000 km'yi bulan alanıyla neredeyse Fransa büyüklüğündedir. Gelgit olayının buzladan kopardığı büyük parçalar yüzerek çevreye dağılır. Bu tür buzdağları arasında 20.000 km² büyüklüğe ulaşanlar olur.” (Alıntı. http://tr.wikipedia.org/wiki/Antartika )

Görüldüğü gibi yalnız Ross Buzlası bir ülke büyüklüğünde buz denizi halinde tatlı sudan oluşmuş  ve  Tuzlu Deniz tarafından kuşatılmaktadır. Bu şekilde ki oluşumlara özellikle güney kutbunda karşılaşmak gayet doğaldır. Ve şu kesindir ki, Kuran’ın indiği dönemde yeryüzünde herhangi bir insanın Güney Kutbunu veya Güney Kutbundaki bu oluşumu görmüş olmasına ihtimal verilemez. Güney kutbu insanlar tarafından ancak 1840 ta keşfedilmiştir.

 

- O, iki denizi birbirine salmıştır. Bu tatlı, susuzluğu giderici; bu tuzlu ve acıdır. Ve ikisinin arasına (birbirine karışmak suretiyle bir birini yok etmemeleri için) engel olan bir perde koymuştur (hiç birbirine karışmazlar). Taşlaşan ve Onu Kuşatan.  25/53

SULARI KARIŞMAYAN İKİ DENİZ: Biri Tatlı, diğeri Tuzlu.

 

SULARI KARIŞMAYAN İKİ DENİZ (Güney Kutbu)   - Biri Taşlaşmış Tatlı Su. Diğeri Tuzlu Su. Fotoğraf: Ross Buz Şelfi, Ülke büyüklüğünde Tatlı Sudan Oluşan Donmuş Deniz bu yalnız bir tanesidir. Bunun gibi başkaları da var. Ve Onu kuşatıp içine alan tuzlu deniz ve buna rağmen birbirlerine karışmıyorlar. Buz denizinin büyük kısmı tuzlu denizin içindedir. Fotoğrafta görünen sadece uç kısmıdır. Bu tatlı ve donmuş su denizi içimi tatlı ve hoştur İnsanlar zamanımızda bu tatlı sudan susuzluğa karşı çareler aramaktadır. Öylesine büyük ki, Yaklaşık Afrika kıtasının yarısı kadar var.

 

Fotoğrafta ''Hicran Mahcur'' olayını görüyorsun. Aynı olayın Ahrette de olanı var. Sen sen ol o olayın bir parçası olmamaya bak.  O olayın bir parçası olmak için, Kuran elde olmasına rağmen Kuran'ı ret etmen veya yaşantından dışlayıp Kuran’ın tanımladığı Mücrim konumuna girmen yeterlidir. Ahrette cehennem ehli olmalarına rağmen Cehennemden kurtuluş ve Cennete giriş müjdesi uman kimseler vardır.   Kurtuluş veya Cennete giriş müjdesinden dışlanınca kendilerini ''Hicran Mahcur'' olarak tanımlıyorlar. Bunun manası Cehennemin Kuşattığı taşlar konumuna girdik demekten başka bir şey değildir. Kuran'dan mealen:

 

- Melekleri gördükleri gün Mücrimlere O gün Müjde yoktur ve (Eyvah Cehennemin) Kuşattığı Taşları  (konumuna girdik) diyecekler. 25/22

Kuran'dan mealen:

          -  Eğer kulumuz (Muhammed)e indirdiğimizden şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sûre getirin. Allah'tan başka bütün şâhid (yardımcı)larınızı da çağırın; eğer doğru iseniz (bunu yapın). 2/23

             - Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o hâlde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kâfirler için hazırlanmıştır.  2/24

 

c)-Güney kutbu içerisinde yer alan Antarktika kıtası hiçbir ülke barındırmayan Dünya  . Yüzünde ki tek kıtadır. Kuran’ın indiği dönemde burada teknolojik te olsa İnsan yaşamazdı. Bundan dolayı burada insanlar için Giyim, Yiyecek ve ticaret söz konusu değildi   Kuzey kutbunda ise  bunların hepsi mevcuttu. Donmuş Tatlı sulu denizin ve Tuzlu sulu denizin bir araya geldiği bu coğrafyada Giyim, Yiyecek ve Ticaret söz konusudur. Yalnız Eskimolar değil bu oluşumun kıyılarında yaşayan insanlar eskiden olduğu gibi bugünde Giyim, Yiyecek ve Ticaret konusunda aktiftirler. İşte Kuran tüm insanlara hitap ederek Kuzey kutbunda ki oluşumları Güney Kutbundan Farklı olarak vermektedir. Ayrıca burada Hicren Mahcur olayı da yok burada  tatlı ve tuzlu denizler bir birlerini çeşitli şekilde kitlesel olarak etkilemektedirler. Kuran’dan mealen:

- İki deniz (in suyu) bir olmaz. Şu çok tatlıdır, susuzluğu keser, içimi boğazdan kolay geçer; şu çok tuzludur, acıdır (boğazı yakar kavurur). Bununla beraber siz her birinden tamtâze bir et yersiniz. Giyeceğiniz (takınacağınız) bir zînet çıkarırsınız. (Allahın) fazl (ve kerem) inden (nasıybinizi) aramanız, Ona şükretmeniz için her birinde gemilerin, (suları) yara yara, gitdiklerini görürsün.  35/12

Kuzey kutbunu inceler isek bütün bu olayların orada mevcut olduğunu göre biliriz. Şöyle ki:

 

 

 

             

 

 

 

 

 

 

Kuran’ın indiği dönemde Peygamberin bu oluşumları bilmesine imkan yoktur. Kuran Allah kelamıdır. Onda çelişki bulmak mümkün değildir. Bize diyorlar ki, Neden hadisleri veya Diğer dinlerin Kitaplarını bugünkü haliyle kabul  etmiyorsunuz. Kuran’ın da onlarında size ulaşmasına insanlar vasıta oldu. Cevap gayet basit Kuran’ın  onlardan çok farklıdır. Onun Allah kelamı olduğuna inana müminlerin kalplerine güven ve huzur verir. Onları bilgisini açar Çelişkili tutarsız öğretiler ise İnsanı berbat eder hem de çıkmaza koyar. Dünya da ve Ahrette mutsuzluğuna neden olur.

Fereç Hüdür