ANASAYFA

  ÖZ GEÇMİŞİM

KUR'AN IŞIĞINDA DÜŞÜNMEK

ZULKARNEYN KISSASI

NEFS VE RUH KAVRAMLARI

İSLAM BARIŞ DİNİDİR

KADER NEDİR SORUMLULUK KİME AİTTİR

KARDEŞ KARDEŞE EVLİLİK OLMADAN ÇOĞALMA

MÜSLÜMANLIK MÜMİNLİK HANİFLİK

DİNİ ALLAH'A HAS KILMAK

KURANDA SALAT KAVRAMI VE NAMAZ

SÜNNET ETMEK ALLAH'IN YARATIŞINI DEĞİŞTİRMEDİR

HADİSLER HIRİSTİYANLIK VE SELMAN RÜŞTÜ

KUR'AN KORUNMUŞTUR

KUR'AN DIŞI OLUŞUMLARIN NETİCELERİ

İSLAM DİNİNİN ÖĞRENİLMESİNDE KAYNAK SORUNU

KUR'AN'A GÖRE KÖLELİK

KUR'AN'A GÖRE RESÛL VE NEBİ KAVRAMLARI

AVRUPADAN KUR'AN'A GÜZEL YAKLAŞIMLAR

KUR'AN AÇISINDAN DİNLER ARASI DİYALOG

SULARI KARIŞMAYAN DENİZLER VE MERCAN KONUSU

KUR'AN'A YAPILAN SAYISAL İTİRAZLARA CEVAP

ATEİSTLERİN 97 SORUSUNA KUR'AN'DAN CEVAPLAR

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

             

                  KUR'AN IŞIĞINDA DÜŞÜNMEK

GİRİŞ: Bizler bu dünya ya gelerek geçici bir süre yaşam sürdükten sonra ister istemez Dünya’yı terk etmekteyiz. Kendi başımıza fert veya topluluk halinde sahip olduğumuz yetenekleri kullanarak nerden geldiğimiz veya nereye gideceğimiz konusunda kesin bir karara varamamaktayız, aslında kimliğimiz konusunda veya nerede bulunduğumuz konusunda da kendi yeteneklerimizle kesin bir karara varabilme yeteneğine sahip değiliz. Öyle ya! Bizler bu dünyaya nereden geldik, ölüp ta bu dünyadan ayrıldığımızda nereye gitmekteyiz veya bizi bekleyen şey nedir. Dünya yaşamımız geçmişi olmayan bir ilk başlangıç noktası mıdır; hayat ölümle son bulan bir finalite midir, yoksa başka bir pozisyonda devam etmekte midir? Yaşam süremiz içerisinde yapmamız gereken görevlerimiz var mı dır, yoksa yaşam idealleri kapsadığı süreyle sınırlı, gerçekleştirilip tüketildiğinde manasını yitiren, böylece elde edilen tüm hasılaların yok olmasıyla boş idealler yığınımıdır. İyi olanla kötü olan; yanlış olanla doğru olan nedir? Bu türden sorulara cevap ararız. Dünya da bizim türümüz dışında bizimle birlikte yaşam sürdüren daha birçok canlı türü bulunmaktadır, kendimize anlam yükleme açısından onlara baktığımızda da kesin bir neticeye varamamaktayız, zira onların yaptığı bir çok davranışlar bizleri dehşete düşüre bilmektedir, örneğin büyük balık küçük balığı yemektedir, bu ise insanlar arasında kimlik olarak düşünüldüğünde insanları dehşete düşürebilecek bir olay olup, insan türünün benimseyebileceği ortak bir değer olamaz ve bunun gibi birçok şey karşımıza çıkmaktadır. Böylece insanlar kimlik arayışlarında çeşitli çabalara girerler ve bu boş verilecek bir arayışta değildir. Zira insan, önem verdiği basit bir maddi değeri kaybettiğinde üzülür onu elde etmek için arayış içerisine girer, örneğin küçük sayılabilecek bir para kaybetse dahi üzülür ve tekrar elde etmek için arayış içine girer, Sonuç itibarıyla bütün insanlar ölümlüdür. Ölüm insanın Dünya da sahip olduğu bütün maddi değerleri elinden alan toptan bir yok edicidir. Kimliği konusunda tatmin edici bir neticeye varamayan insanlar her geçen an onları ölüme yaklaştırdığından sürekli bir iç sıkıntısı yaşarlar. Bütün bu soruların bir cevabı var ise biz bunu tatmin edici kesin bir değer olarak nasıl öğrenebiliriz. Öğrendiklerinde insanı tatmin eden en önemli etkenlerin başında öğrendiğini test edebilmesidir. İnsan öğrendiğini çeşitli yönlerden test edebilir ve doğru olduğu neticesine varırsa öğrendiklerinde böylece tatmin olur ve düşünceleri istikrar bularak şüpheye düşmez. Dünyada yaşam sürdüğü müddet içerisinde İnsana kimliği konusunda ve ne yapması gerektiği konusunda çeşitli kaynaklardan bilgi ve fikir akımları gelir. Bunlar örneğin:

1- Putperestlerin söz ve fikirleri,
2- Filozofların söz ve fikirleri,
3- Ehli Kitabın, kitaplarına bağlı söz ve fikirleri,
4- Kuran artı Sünnet bağlamında görüş ortaya koyan çok çeşitli ekollerin söz ve fikirleri,
5- Sadece Kuran’da belirtilen öğreti ve bu öğretiye dayalı olarak söz söyleyen kimselerin söz ve fikirleri,


       Herhangi bir fiziksel veya kimyasal nesneyi gösterdiği özelliklere göre Laboratuarda test etmek kolaydır. Bu hususlar dışında olan sosyal ve sayısal içerikli bilgi kaynaklarının doğruluğunu test etmek ise ayrı araçlar kullanmamızı gerektiren bir olaydır. Bunun için söylenen sözlerin özellikle çelişkisiz ve Dünyada mevcut kesin gerçeklerin hiçbirine ters düşmemesi gerekir. Örneğin: Kaynak bir şeye yeşil diyorsa o mutlaka yeşil olmalıdır, yeşil olduğunu belirttiği şeyin kırmızı olduğu tespit edildiği andan itibaren o bilgi kaynağı güvenirliğini kaybeder. Bilgi kaynağının güvenilir olması İnsan için çok önemli bir olaydır. Zira yukarıda bahsi geçen kimlik açısından ele alındığında, insanı tümüyle etkileyen bir yol rehberidir. Doğru hedefe varılabilmesi için rehberin kesinlikle şüpheden uzak doğru bilgiler içermesi gerekir. Bu bilgilerin istifade edilebilir olması içinde insanların müşterek yetenekleriyle, kolayca anlaşıla bilir olması şarttır, zira insanlara tek tek sorumluluk ve görev yükleyen bu bilgiler, her insan tarafından kolay ve net anlaşılabilir olması gereklidir, aksi taktirde adalet ve insaf ölçülerinden bahsedilemez, meğer ki insan yeteneklerini mahvetmemiş olsun, öyle ya gözünün kör olmasına sebep olan kimsenin görmemekten, işitme duyusunun körelmesin sebep olan kimsenin duymamaktan v.s. Şikayet etmesine hakkı yoktur. Bunun dışında ki, normal şartlarda her insan bilgi kaynağından açık ve net olarak istifade edebilmelidir. Bu hususları dikkate alarak, test etme konusunda şöylece ölçüler tespit edebiliriz ve bana göre Kuran dışında bu ölçülere cevap verebilen; insanla birebir ilişkili başkaca bir kitap yoktur. Şöyle ki:

1- ÇELİŞKİSİZ OLMA ÖZELLİĞİ:

-- Kûr'an'ı düşünmezler mi? Ve eğer Allah Teâlâ'dan başkası ta-rafından olsa idi elbette birçok ihtilâf bulurlardı. 4/82

-- Hamd Allah Teâlâ'ya olsun ki, kulunun üzerine kitabı indirdi ve ona hiçbir eğrilik koymadı. 18/1

-- Bir eğriliği olmayan Arapça bir Kûr'an ki, belki sakınırlar. 39/28

Çelişkisiz olma hali Kuran’ın çok önemli bir özelliğidir. Özellikle dini konularda herhangi bir bilgi kaynağının çelişkili olması halinde o bilgi kaynağına güvenmek mümkün değildir. Zira çelişki saçmalıktır, aklını kullanan hiç kimse, geçmişini, Dünya yaşamını ve Ahir et geleceğini çelişkiye ve dolayısıyla saçmalığın rehberliğine teslim etmez.

2- APAÇIK OLMA ÖZELLİĞİ:

-- Elîf, Lâm, Ra: Bunlar kitabın ve apaçık Kûr'an'ın ayetleridir. 15/1

-- Ve işte onu böyle açık açık âyetler olarak indirdik. Ve şüphe yok ki, Allah dilediğine hidayet eder. 22/16

-- Bunlar apaçık kitabın ayetleridir. 26/2

-- Ta, Sin, Bunlar Kûr'an'nın ve apaçık kitabın ayetleridir. 27/1

-- Bunlar, apaçık kitabın ayetleridir. 28/2

-- Apaçık kitaba yemin olsun ki: 44/2

Kuran öğretisi her yönüyle “Mübin” yani apaçıktır, Kuran’da “Batın” yani gizli öğreti olduğunu iddia eden kimseler, örnek olmak üzere yukarıda mealleri yazılı ayetleri inkar etmekle açıkça küfre girmiş olan kimselerdirler. Kuran öğretisi ne bir bilmece ne bir şifre nede bir labirenttir. İnsana görev ve sorumluluk yükleyen bir bilginin, aklı başında olan her yetişkin kimseye açık ve net olarak hitap etmesi adalet ölçüsünün en temel gereklerindendir. Kuran’ı indiren Yüce Allah’ta en adil olandır.

3- YETERLİ OLMA ÖZELLİĞİ:


-- Rabbinin sözü doğruluk ve adâletçe tamamlanmıştır. Onun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir. bilendir. 6/115

-- And olsun ki, insanlar için bu Kûr'an'da misâlin her türlüsünden zîkrettik, gerek ki onlar iyi düşünsünler. 39/27

-- Muhakkak ki, onların kıssalarında temiz akıl sâhipleri için bir ibret vardır. -Kûr'an uydurulacak bir söz değildir. Fakat o, kendisinden öncekileri tasdiktir. Ve her şeyin ayrıntılı olarak beyânıdır ve imân edecek olan bir kavim için bir hidâyettir ve bir rahmettir. 12/111

Kuran bu özellikleriyle evrensel bazda akla gelebilecek bütün sorulara ayrıntılı şekilde cevap veren bir kitaptır. İnsanlar bir konu işlediklerinde bir başlık belirlerler ve bu başlığa bağlı olarak konuyu bir metin halinde işlerler. Kuran üslubu ise bam başkadır. Her konuyu bir sayfa olarak farz edersek 604 sayfalık Kuran insanların başlık ve konu üslubuyla inseydi 605. Konulu soruda dururdu, halbuki Kuran’da durum çok farklı ve çok yönlüdür, insanların üslubunu matematiksel diziye benzetirsek, Kuran’ın üslubu geometrik diziye benzer, bundan dolayı işlediği konuların sınırı kestirilemediği gibi, evrensel bazdaki bütün konuları içerir ve sorulacak bütün sorulara cevap verir. Kuran hür bir kitaptır, kendi dışındaki hiçbir kitaba ihtiyacı olmadığı gibi, hiçbir insan ve cin’in var olup olmamasına da bağımlı değildir. Kuran dışında, Kuran’a İnsandan, cinden veya başka kitaplardan anahtar icat edenler, onun ilmine vakıf olmamış ve onun hürriyetini bağlamak isteyen kimselerdirler.

Kuran’ın daha başka birçok özelliği vardır, yazdığım bu üç özelik dahi Kuran’la diğer kitaplar arasındaki fark için ölçü olarak kullanıla bilir, evrensel bazda ki bütün sorulara tek başına cevap verebilecek başka bir kitap şu anda insanların elinde mevcut değildir, bu olay insan gücünü aşan ve Kuran’ın Allah tarafından geldiğinin göstergesidir.

Kuran’ın bütün Evrensel sorulara cevap verdiği konusunda bazı kimselerin şüphesi, tereddüdü veya itirazı olabilir, nitekim bazı internet sitelerinde Kuran karşıtı itirazlara ve sorulara rastladım, bu sayfayı açmamın nedeni de bu tür iddialar oldu, bilgim yettiğince cevaplandırmaya gerek duydum. Ayrıca Kuran karşıtı olsun veya olmasın isteyen herkes evrensel bazda soru sorabilir, kısmet olursa yalnız Kuran’a dayalı olarak cevaplandırmaya çalışacağım. Şu var ki Peygamberlik olayı dışında olan bizler hatadan masum değiliz, okuyucunun bu hususu dikkate alması gerektiğini belirtmek isterim, ancak verdiğim cevaplarda şüphe içerisinde olduğum manasının çıkarılması da yanlış olur. Ayrıca, kendim soru soran kimseleri karşıt dahi olsalar hakikatlerin ortaya çıkması açısından ilgiye değer bulmaktayım, kişilerin soru sorması ve inanmadıkları veya inançlarına ters gelen konularda sorgulama yapmaları haklarıdır. Soru sormayan, ilgilenmeleri gereken konularda hiçbir çaba göstermeyen kimseler, gerçeklerin ortaya çıkması ve araştırılması olayında, bu durumda kaldıkları müddetçe, kelimenin tam manası itibariyle bir hiçtirler.

  FEREÇ HÜDÜR